Sağlık Köşesi

TÜBERKÜLOZ (Verem)

TÜBERKÜLOZ (Verem)


% 98 oranında ‘micobacterium tüberkülosis’ adı verilen mikroorganizma ile oluşan iltihabi bir hastalıktır. Vücuttaki tüm organları tutabilir. Solunum yolu ile vücuda alındığından en sık tutulan organ akciğerlerdir.

 

İnsanların çoğu hayatları boyunca tüberküloz mikrobu ile karşılaşırlar ancak bu insanların % 10 unda yaşamlarının herhangi bir zamanında tüberküloz hastalığı gelişir. Dünya nüfusunun 1/3 ü tüberküloz mikrobu ile tanışmış durumdadır. Dünyada her yıl 8 milyon insan hastalığa yakalanmaktadır.     
 
Bulaşma, hasta insanların öksürük ve aksırığındaki damlacıkların içindeki mikroorganizmanın solunması yolu ile bulaşır. Solunum yolu ile vücuda alınan basiller akciğere yerleşir. Vücut direncinin durumuna göre tamamen yok edilebilir, yerleşip uykuda kalabilir ya da hastalık oluşturabilirler. Akciğerlerde hapsedilemeyen basiller kan yolu ile vücuda yayılarak diğer organların da hasta olmasına neden olabilirler, akciğerden sonra tüberküloz en sık olarak vücutta yaygın hastalık yapabilir. Akciğer zarı, kalp zarı, lenf bezi ve iskelet sistemi diğer sık tutulan organlardır.
 
Hastaların genel başvuru şikayetleri;  uzun süren ve tedaviye yanıt vermeyen öksürük, balgam çıkarma, ağızdan öksürük ile kanama, istemsiz kilo kaybı ve gece terlemesidir.
 
Tanı alınan örneklerde (balgam , akciğer zarı sıvısı vs) yapılan mikroskobik incelemede mikroorganizmanın gösterilmesi ile konulur.
 
Tüberküloz sanılanın aksine giderek artmakta olan ve kolay bulaşması nedeniyle yaygın bir toplum sorunu haline gelen bir hastalıktır. Tedavisi mümkün bir hastalıktır. Ancak tanı ve özellikle tanı sonrası süreçte yakın temastaki kişilerin taranması açısından mutlaka Göğüs Hastalıkları Uzmanına başvurulması  gerekmektedir. Tanı ardından tedavi en az 6 ay olmalıdır. 9 ay ve 12 aylık takipler gerektirebilir.