Sağlık Köşesi

Migren

Migren


Migren nedir? 
Migren ağrısı genellikle başın bir bölgesinde, bazen de tümünde olan şiddetli, zonklayıcı baş ağrısı olarak tarif edilir. Genellikle ışığa ve sese aşırı hassasiyet ve bulantı da eşlik eder.

 

Kadınlara erkeklere oranla 3 kat daha fazla görülür. Bazı hastalar migren ağrısının başlamak üzere olduğunu aura denen öncü şikayetlerden anlayabilir. Aura sırasında görsel bozukluklar (yanıp sönen noktalar, flaş çakmaları, zig-zag çizgiler veya geçici görme kayıpları) ortaya çıkar. Migrenli kişiler özellikle açlık, uykusuzluk, parlak ışıklara maruz kalma veya kadınlarda hormonal düzensizlik durumlarında daha çok baş ağrısı atağı geçirirler. Psikolojik olarak kaygı, stres veya stres sonrası rahatlama da migren atağını tetikleyebilir. Araştırmacılar genetik-kalıtımsal özelliklerin migrende çok önemli bir yeri olduğuna inanmaktadır.

 

Tedavi?
Tedavide 2 temel yaklaşım vardır; atakların gelmesini önlemek ve atak sırasında ağrıyı hızla ortadan kaldırmak. Depresyon ve epilepsi tedavisi sırasında kullanılan bazı ilaçlar migren ataklarının gelmesini engellemekte de çok yararlıdır. Atak oluştuktan sonra ise en etkili ilaçlar triptan denen ilaç grubudur. Bazı kadınlarda hormon tedavileri özellikle atakları adet zamanlarında ortaya çıkan kadınları baş ağrısından korumak için yararlı olmaktadır. Bunun yanında stres yönetimi, rahatlama teknikleri, egzersiz, biofeedback de migrende yararlı diğer yaklaşımlardır.

 

Hastalığın gidişi?
Çoğu hastada atakların gelmesini önleyici ilaçlarla birlikte baş ağrısı sırasında alınan ilaçlar beraber kullanılır. Bu tedaviler hastalığın etkilerini başarıyla ortadan kaldırır. Adet ile ilişkili migren krizleri olan kadınlarda genellikle menapoz sonrası ataklar seyrelir ve şiddeti hafifler.

 

Araştırmalar?
Araştırmacılar migrenin genetik özelliklere bağlı olarak beyindeki bazı hücre gruplarının farklı sinyallerine bağlı olarak görüldüğünü düşünmektedirler. Bazı genlerin neden migren oluşturduğu bazılarının ise neden migren oluşturmadığı üzerinde çalışılmaktadır. Migren atağının nasıl başladığı, zemindeki biyolojik bozukluklar daha iyi anlaşıldıkça migren atağının önlemesi ve migren krizinin daha hızlı düzeltilmesi mümkün olacaktır.